|
DÖNEMİN GENEL ÖZELLİKLERİ
Hellenistik
felsefenin en önemli özelliği, bu felsefenin konularını mantık fizik
ve etik şeklinde düzenlemesidir. Mantık, Aristoteles’ten miras
alınan bir tavırla, bilgi teorisini de kapsayacak şekilde, doğru
bilgiye ulaşmanın yöntemi ve felsefenin vazgeçilmez aracı olarak
görülmüştür. Nitekim, bu anlayışın bir sonucu olarak, özellikle
Stoalılar mantık alanına çok önemli katkılar yapmışlardır. Aynı
şekilde, fizik de arka planda kalıp, yalnızca etik için bir temel ve
hazırlık olma fonksiyonunu yerine getirmiştir. Bundan dolayı, bu
dönemde filozoflar, fizik ya da varlık alanında yeni teoriler
geliştirmek yerine, Sokrates öncesi doğa filozoflarının görüşlerini
aynen benimsemişlerdir. Bu bağlamda, Stoalıların Herakleitos’un
fiziğini Epiküros’un ise Demokritosun atomcu görüşünü pek büyük bir
değişiklik yapmadan benimsediğini söylemekte yarar vardır.
Hellenistik
felsefede ön plana çıkan çalışma alanı ya da disiplin, etik
olmuştur. Bunun nedeni, bireyin amacına ulaştığı, iyi bir yaşam
sürdüğü, kendisini her bakımdan evinde gibi hissettiği kent
devletinin yıkılması, kent devletinin yerini alan imparatorlukla
birlikte, bilinen dünyanın sınırlarının genişlemesi ve bireylerin
kaçınılmaz bir biçimde dünyaya topluma ve kendilerine
yabancılaşması, yalnız ve başıboş kalmasıdır.
Böylesi bir
toplum düzeninde, felsefeden beklenebilecek tek şey, ilgisini birey
üzerinde yoğunlaştırması, bireyin felsefeden beklediği yol
göstericilik görevini yerine getirmesidir. Bu dönemde, felsefenin
herkesçe kabul görmüş amacı, insanı mutlu bir yaşama ulaştırmak,
bireye güven ve bilgelik kazandırarak, onun yaşadığı yabancılaşma ve
yolunu kaybetmişlik duygusunu aşmasını sağlamaktır. İşte bundan
dolayı, Hellenistik dönemin en. büyük ve en önemli iki sistemi olan
Epikürosçulukla Stoalı felsefe kişisel bir ahlâk üzerinde yoğunlaşmışlar,
siyasi ya da toplumsal düzenle ilgili problemlere pek az önem
vermişlerdir. Bir tinsel bağımsızlık ve kendi kendine yetme idealini
ön plana çıkartan iki akımın da ahlâkı, fiziklerinin katkısız
materyalizmini yansıtacak şekilde doğalcı ve ‘bu dünyacı’, yani
içinde yaşadığımız dünyayla, bu dünyadaki yaşam ve değeri temele
alan bir ahlâk anlayışıdır. |